![]() |
|
![]() |
|
![]() |
|
|
|
#1 (permalink) |
|
Member
![]() ![]() Bağlantı Tarihi: Sep 2006
Bölge: izmir
yaş: 37
Mesajlar: 1,555
Teşekkür: 0
0 Mesajda 0 Teşekkürü var.
|
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLiK VE ÇOCUK BAYRAMI 23 Nisan, Türk ulusu için en önemli günlerden biridir. Neden mi? çünkü, Türk ulusu, Mustafa Kemal'in önderliğinde egemenliğini padişahtan almış ve kendisi kullanmaya baslamıştır... Ödevin devamını görmek için Gizli İçerik Açılmıştır...Altı yüz yıl Osmanlı, adıyla Türk halkını yöneten padişahlar, sınırsız yetkilere sahiptiler. Halk padişahın kölesi, topraklar padişahın mülküydü. Padişah, Tanrı'nın yeryüzündeki gölgesi gibi algılanır, onun söylediği her söz Tanrı buyruğu gibi kabuledilirdi. Avrupa'da başlayan Rönesans hareketi ve arkasından 1789'da gelen Fransız ihtilali, Avrupa halkını uyandırmıştı, ama Osmanlı topraklarına uzun süre etki yapamamıştı. Aradan yıllar geçtikten sonra, yurt dışında görev yapan aydınlarla, yurt içindeki bazı aydınların çabalarıyla, Mustafa Reşit Paşa Tanzimat Fermanı'nı okudu. Bu fermanla padişahların bazı yetkileri daraltıldı ise de tam sonuç alınamadı. Bu yenileşme hareketini yıllar sonra, Birinci ve ikinci Meşrutiyet dönemi izledi. Genede padişahlar halkın egemenliğini kendi ellerinde tutmayı sürdürdüler. Aydınların başlattıkları "Batılılaşma Hareketi" bir gitti, bir geldi. Osmanlıların son dönemleri, ülkemiz için en kötü dönemler oldu. İkinci Abdülhamit 33 yıl Türk halkını baskı altında yönetti. Ondan sonra gelen padişahlar da onu aratmadılar, îşte, Türk halkının egemenliğini alamadığı uzun bir dönem geldi, geldi Birinci Dünya Savaşı'na kadar ulaştı. Birinci Dünya Savaşı'nda bizi yönetenlerin yanlış hesapları sonunda, bir oldu bittiyle yanlış tarafta savaşa girdik. Bu savaş dört yıl sürdü. Türk askerleri her cephede kahramanca savaştılar, kan döktüler, şehit oldular. Sonunda bizim gruptada başta Almanya, olmak üzere Avusturya, Bulgaristan yenilince, biz de yenilmiş sayıldık ve silahlarımızı bırakmak zorunda kaldık. Çanakkale'yi geçemeyen düşman gemileri pek kolayca İstanbul'a geldiler. Yapılan anlaşmalarla, İstanbul; İngiliz, Fransız, İtalya ve Yunan güçleri tarafından koşulsuz işgal edildi. Buna, ne padişah, ne de İstanbul'daki Meclis-i Mebusan direniş gösterebildi. Bununla da kalmadı, işgal kuvvetleri Meclis-i Mebusan'ı basıp dağıttılar. Bazı milletvekillerini tutukladılar, bazılarını da sürgüne gönderdiler. Millet vekillerinden bazıları da gizlice kaçıp, o günlerde Ankara'da bulunan Mustafa Kemal'in Milli Mücadele grubuna sığındılar. Padişah ve Osmanlı hükümeti düşman karşısında güçsüz kalırken, Mustafa Kemal, halkı örgütlüyor, yeni bir savaşın hazırlıklarını yapıyordu. Bu amaçla, Samsun'dan başlattığı gezisini Erzurum'da, Sivas'ta tamamlamış, Ankara'ya gelmişti. Kurtuluş Savaşı Ankara'dan yönetilecekti. Ancak, bu zor ve sorumlu işi, ulusun iradesini temsil edecek bir meclisin yürütmesi gerekiyordu. Nihayet, ülkenin dört bir yerinden gelen halkın iradesini temsil eden 115 delege Ankara'da toplandılar. 23 Nisan 1920 tarihinde ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi böylece açılmış oldu. Meclis Başkanlığına Mustafa Kemal Paşa seçildi. Kurtuluş Savaşı kazanılıp, Cumhuriyetimiz kurulunca, çıkarılan bir yasayla, 23 Nisan günü ulusal bayram olarak kabul edildi. Adına "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" dediğimiz bu günü Mustafa Kemal Atatürk, Türk çocuklarına armağan etmiştir. Türk halkına egemenliğin verildiği ilk gün olan 23 Nisanı, her yıl bütün yurtta kutluyoruz.23 Nisan Bayramı, TRT'nin önerisiyle, 1979'dan beri de, yalnız Türk çocuklarının bayramı değil, başka ülke çocuklarının katılmasıyla, uluslararası bir şenlik halinde kutlanıyor. Böylece, ülke çocuklarıyla dostluklar, arkadaşlıklar oluşuyor. Ne güzel bir şey... ATATÜRK VE ÇOCUK Herkes mutlaka bir yerlerden duymuştur ya da okumuştur: Yurdumuzu düşmanlardan Atatürk kurtarmıştır. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atıp, egemenliğimizi o kazandırmıştır. Baştanbaşa harap olmuş, ihmal edilmiş yurdumuzu imar eden yine o olmuştur. Her bakımdan çağın gerisinde kalan, başta eğitim kurumları olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşları ortadan kaldırıp yerlerine çağdaş, modern ve en iyilerini Atatürk getirmiştir. Yaptığı devrimlerle bizi uygar uluslar düzeyine çıkaran Atatürk Türk ulusuna kişiliğini, onurunu yeniden kazandırmıştır. Atatürk Cumhuriyeti kurduktan sonra yaptığı yurt gezilerinde büyükleri dinlediği kadar küçükleri de dinlemiş, çocukların dertlerini, sorunlarınıda saptamaya çalışmıştır. Her yerde küçükle küçük, büyükle büyük olmasını bilmiş, böylece her vatandaşının sevgisini kazanmıştır. Çocuklara karşı daima büyük bir ilgi ve sevgi duymuş, geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın en iyi şekilde yetiştirilebilmesi için büyük çaba göstermiştir. Her gittiği yerde çocukları sevmiş, onlarla ilgilenmiş, dertlerini, sorunlarını dinlemiş, onlara bir arkadaş gibi davranmıştır. Her fırsatta da çocuklara ve gençlere olan güvenini belirtmiştir: "Ben olsam da, olmasam da daima beni takip edeceksiniz." sözleri, onun gençlere ve çocuklara olan güvenini gösterir. Atatürk, çocuklara olan büyük sevgisinden dolayı 23 Nisan Egemenlik Bayramı'na "Çocuk Bayramı" adını verdi. Çünkü bugünün çocukları, yarının büyükleridir. Gelecekteki Büyük Türkiye'yi onlar meydana getireceklerdir. Bu nedenle çocuklar bütün mutluluklara, güzelliklere, sevgiye layıktır. Bunları bilen Türk çocuklarının Büyük Ata'sı, Türk çocuklarına bu Büyük Bayram'ı armağan etmiştir. BİR KONUŞMA Değerli Öğretmenler, Anne ve Babalar; Çocuklarımızın sağlıkları, başarıları ve mutlulukları kadar mutlu ve huzurlu olduğumuzu biliyorsunuz. . Çocuklarına değer vermeyen, sahip olmayan, onlar için gerekli hizmet ve yatırım yapmayan milletlerin geleceklerinin güvenli ve iyi olamayacağını da biliyoruz. Çocuklarını ve gençlerini iyiliğe, güzelliğe, üreticiliğe, yaratıcılığa ve doğruluğa yönelten ailelerin ve milletlerin geleceklerinin de daha iyi, daha sağlıklı, zengin, güçlü ve güvenli olacağına inanıyoruz. İnsan varlığının en temiz, en dürüst, en içten, en saf dönemini temsil eden ve yaşayan çocuklarını, sevgiyle eğilmeyen ve beslemeyen, aklın rehberliğinde, bilimin ve tekniğin ışığında yönlendiremeyen milletlerin geleceğinin cehalet, esaret ve sefalet olacağına inanıyoruz. Çünkü her türlü cehalet, esarettir. Çağımızda, hem cahil hem de hür olarak yaşamak mümkün değildir!.. Aziz vatandaşlarım, Sevgili çocuklar ve gençler; Bizler, aileleriniz, milletimizin mutluluğu ve refahı için çalışan, millî iradeyi temsil eden siyasî iktidarlar, daima, bu amaçla hizmet etme yarışındayız. Atatürk de, bu maksatla milletimizin bir daha parçalanma ve yokedilme sınırına gelmemesi, geleceğimizin aydınlık ve güvenli olması için; çocukların ve gençlerin daha iyi, bilinçli, uyanık, cesur, millî ahlaklı, karakterli, yapıcı, iradeli ve kudretli olarak yetiştirilmesini istemiştir. "Millî egemenlik uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun" demiştir. "Bir milletin ruhu zaptolunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hakim olunamayacağını ifade eden Atatürk Çocuklarımıza ve gençlerimize vereceğimiz öğrenimin sınırı ne olursa olsun, her şeyden önce onlara millî varlığımız, hakkımız ve birliğimiz ile çelişen bütün yabancı unsurlarla mücadele gereğinin öğretilmesinin" şart olduğuna dikkat çekmiştir."Fertleri, bu mücadele gerekleri ve araçlarıyla donatmayan milletler için yaşama hakkı yoktur" diyen Atatürk "Öğretmen ordusu olmadan, asker ordusunun verimli sonuçlarının kaybolacağını, milletlerin yalnız ve ancak öğretmenler tarafından kurtarılacağını" söylemiştir. Çünkü Atatürk, dünya tarihine yön vermiş, çağ kapatıp çağ açmış, üç kıtada egemen olmuş asil milletimizin millî varlığına, bağımsızlığına ve egemenliğine son vermek ve parçalamak hayali ve ihtirası ile yurdumuzu istila eden, bir kısım dost sanılan düşmanlarının, aziz vatan topraklarımızda milletimize yaptıkları insanlık dışı vahşeti ve rezaleti görmüş, bunu milletle birlikte yaşamıştır. Milli direnme azmimiz ve manevi gücümüzle, bu vatan evlatları, çok büyük sıkıntılara, yokluklara rağmen, düşmanları denize dökmüş; hayallerini ve ihtiraslarını bir daha uyanmayacak, rüyalarına da giremeyecek şekilde ezip geçmiş, silip süpürmüştür! Çünkü, millî egemenlik, millî benliğin, ahlakın, karakterin ve bunların sonucu olan millî birliğin, egemenliğin zaferidir. Milletin ruhudur. Millî anlaşmanın, kaynaşmanın, dayanışmanın, huzurun ve güvenin kaynağıdır. Millî egemenlik, millete ait olan maddî ve manevî her şeyin" temelidir. Millî egemenliğe sahip olmak, millet olmaktır. Milletin, kendisiyle ilgili kararları kendisinin alması; kendi kaderi ve geleceği hakkında kendisinin karar vermesi demektir. Milli egemenlik, çağdaş, bağımsız, hür ve laik bir milli toplum olmaktır. Bunun için, hürriyetin ve adaletin olduğu kadar, demokrasinin de temeli milli egemenliktir. laiklik,dinsizlik,ne de din düşmanlığı değildir.Saptıranlara karıştıranlara aldanmayınız, kanmayınız. Laiklik, kimsenin dini inanç ve vicdan hürriyetine müdahale etmemek; aksine, saygılı olmak; dini siyaset ve devlet işlerine karıştırmamak; dini ve din duygularını, kutsal olan her şeyi çıkarlarımıza göre kullanmamak, yönlendirmemek demektir. Millî egemenlik, teslimiyetçi olmamak, kendi vatanımızda egemen olmak, hür yaşamak, kendimize saygımızı ve güvenimizi kaybetmemektir. Değerli gençler ve çocuklar,Bundan sonra görev ve sorumluluk sizlerindir. Yaşınız ilerledikçe bu görev ve sorumluluklarınız da artacaktır.Çünkü, bu milletin bir ferdi olmanın; bu vatanın bir vatandaşı olarak yaşamanın hakları olduğu kadar; görevleri, sorumlulukları ve yükümlülükleri de vardır. Hak sahibi olabilmek için, önce görev ve sorumluluklarımızın gereğini yapmak zorundayız. Kendimize, ailemize, milletimize, vatanımıza, kültürümüze, demokratik ve hür yaşayışımıza, bizi biz yapan millî ve manevî değerlerimize, inançlarımıza ve ideallerimize karşı görevlerimiz ve sorumluluklarımız vardır. Daha iyi, daha sağlıklı, daha ileri ve medenî, daha güçlü ve zengin bir millet ve devlet olarak millî varlığımızı yüceltmenin azmini, heyecanını ve bilincini yüreğimizde duymalı ve yaşatmalıyız. Geleceğimiz, mutluluğumuz ve refahımız buna bağlıdır. Dünya milletleri arasında daha önde olmamız, dünya çocukları ve gençleri arasında en önde yarışmamız ve yaşamamız buna bağlıdır. Ancak, bunun tek yolu, yegane çaresi, sürekli çalışmak, çalışkan olmaktır. Çünkü, her başarı, çalışmanın sonucudur. Başarmak için çalışmak, her gün kendimizi yenilemek ve bilgilendirmek zorundayız. Hiçbir insan ve toplum, sadece başkasını taklit ederek, başkalarının yaptıklarını alarak ve kullanarak yükselemez.Gerçekten çağdaş olmak, ileri ve güçlü olabilmek, bilgi çağında yaşamak, bilgi ve makina üstü toplumun yaratıcı ve üretici bir üyesi olmayı gerektirir. Bunun için araştırıcı, yapıcı, yaratıcı ve üretici olmaya mecburuz.Sadece alıcı, seyirci ve transferci değil; kendi ihtiyaçlarımıza, şartlarımıza, özelliklerimize ait teknolojileri, kendimize göre üretmeye de mecburuz. Ürettiklerimizi ise daha iyi ve kaliteli olarak geliştirmek, çeşitlendirmek ve artırmakla yükümlüyüz. Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'ndaki görüş ve istekleri doğrultusunda Türkiye'yi yüceltme çabası ve mutluluğu içindeyiz. Çünkü her on yılda, Türk milletini daha çok ve daha büyük işler yaparak geliştirmek ve güçlendirmek için, millî birlik ve beraberlik içinde, her engeli aşmaya ve her güçlüğü yenmeye azimli ve kararlıyız. Daha az zamanda, daha büyük işler başarmaktayız. Yurdumuzu dünyanın en bayındır ve en medenî ülkelerinin seviyesine çıkarma yolunda durmadan ve yorgunluk bilmeden çalışmaktayız. Daha çok, disiplinli ve sistemli çalışmalıyız. Büyük Önder'in, asla şüphe etmediği gibi, "Yüksek mediniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğmaktayız. "Sonsuza giden her on yılda,huzur ve refah içinde, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, onur ve gurur verici gelişme ve ilerlemeler içinde güçlenmekte ve yenilenmekteyiz. Sevgili çocuklar ve gençler, Görmekte ve yaşamaktasınız ki, her şey sizin içindir. Ülkemizin ve milletimizin geleceği içindir.Bu sebeple, yarınlarımız için çok iyi ve bilinçli hazırlanınız. Görevinizi, sorumluluğunuzu ve onurumuzu her şeyin üstünde tutunuz. Sizler, görevinizi, sorumluluğunuzu ve onurunuzu her şeyin üstünde tuttuğunuz oranda, bu millet daha hızlı gelişecektir. Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti daha hızlı ve daha çok güçlenecektir. Milletimiz, dünya milletleri arasında, millî tarihimizde olduğu dönemlerdeki gibi layık olduğu yere daha kısa zamanda kavuşacaktır. Bu duygu, dilek ve düşüncelerle Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı yürekten kutluyorum. Aziz milletimize, değerli öğretmenlere, sevgili çocuklarımıza ve gençlerimize en içten ve gönülden duygularımla en iyi dileklerimi, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. Bayramınız kutlu olsun! NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE! -------------------------------------------------- 23 NİSAN 23 Nisan 1920 günü Büyük Millet Meclisi Ankara'da toplanarak ulusun egemenliğini ilan etmişti. O heyecanlı günü yaşamış olan bir büyüğümüz şunları anlatıyor: O gün, şimdiki Ulus Meydanında bir tabur piyade sıralanmıştı. Askerlerin arkasında da Ankaralılar toplanmıştı. Saat on dörtte, birkaç yüz kişilik bir kafile, başlarında Mustafa Kemal olduğu halde Taşhan'a iniyordu. Bu bir avuç insan, yok edilmek istenen bir ulusu kurtarmak için birleşmişlerdi. Hepsinin ümidi de Mustafa Kemal'de idi. Büyük Millet Meclisi olarak kullanılacak taş binanın pencerelerine ufak bayraklar asılmıştı. Binada başka bir olağanüstü durum göze çarpmıyordu. Sağdaki küçük kapıdan, önce Mustafa Kemal, mebuslar içeriye girdiler. Bir koridoru geçtikten sonra sağdaki salona girdiler. Salonda tahta bir kürsü tam kapının karşısına konmuştu. Oturmak için de okul sıraları dizilmişti. Salonu ısıtmak için bir soba kurulmuştu. Sobada eğri büğrü bir kaç boru yükseliyordu. Tavanda da bir gaz lambası sallanıyordu. Herkes yerine oturunca, Sinop mebusu olan yaşlı bir zat başkanlık kürsüsüne geldi. Meclisi açtı. Onun bu sırada yaptığı konuşma heyecanla dinlendi. Meclisin ertesi günkü toplantısında, Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesinden beri geçen olayları açıkladı. Bundan sonra Büyük Millet Meclisi'nin hak ve yetkilerini belirten bir teklifi Meclise sundu. Bunun kabul edilmesiyle Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kazandı. O günkü toplantıda Mustafa Kemal Birinci Başkan seçildi. Böylece Büyük Millet Meclisi Başkanı oldu SEVGİLİ ARKADAŞLAR 23 Nisan 1920, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gündür. Atatürk’ümüz 23 Nisan gününü, bayram yapalım diye biz çocuklara armağan etmiştir. Meclisimiz, Kurtuluş Savaşı’nın en ateşli günlerinde açılmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nun içine düştüğü durumu, düşmanlarımızın yurdumuzu paylaşmak için topraklarımıza nasıl üşüştüklerini ve Atatürk’ün Samsun’a, Amasya’ya, Erzurum’a ve Sivas’a hangi zor şartlarda gittiğini hepiniz biliyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk, düşmanı topraklarımızdan, ancak savaşarak atacağımıza inanıyordu. Bu nedenle ülkemizin ileri gelenlerini bir meclis çatısı altında toplamak için var gücüyle çalıştı. 23 Nisan 1920 günü Atatürk’ün bunu başardığını görüyoruz. Padişah İstanbul’da milletin vekilleri ise Ankara’da idi. Artık padişahın hiçbir etkinliği kalmamıştı. Çünkü bu millet, kendi egemenliğini, bir daha tek adamlara kaptırmak niyetinde değildi. Bütün kararları meclis veriyor ve padişahı devreden çıkarıyordu. Sonunda Kurtuluş Savaşımız kazanılmış, Milli Egemenlik ise padişahın elinden alınıp, milletimize verilmişti. Ulusal kelimesi Ulus’tan türemiştir. Ulus, aynı zamanda Millet kelimesinin de karşılığıdır. Aralarında dil, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insanlar topluluğuna ulus, ya da millet diyoruz. Egemenlik ise; hakim olma, yönetme gücünü elinde bulundurma anlamına gelir. Öyleyse, Ulusal Egemenlik sözlerinden şunları anlayabiliriz: Ulusu meydana getiren insanların, yönetme yetkisini bütünüyle elinde bulundurmasıdır. Elbette ki, bir ulusu meydana getiren bütün fertlerin yönetici olması düşünülemez. Ulus, yani millet yetkisini vekilleri aracılığı ile kullanmaktadır. Kim bilir belki de, gelecekte milletimiz, kendisine vekil olmak için bizlere de yetki verebilir. Bu büyük bayram, hepimize kutlu olsun!.. ÇOCUK BAYRAMI Gelin çocuklar gelin! Bayramımız var bugün. 23 Nisan için, Kuralım şenlik, düğün... El ele tutuşarak, Şarkılar söyleyelim, Ellerimizde bayrak, Sokak sokak gezelim. Çocuklarıyız, yarının Büyük insanlarıyız, Üstünde bu vatanın Hür, mesut ve kaygısız Daima yaşayacağız. Ali PÜSKÜLLÜOĞLU BİZİM BAYRAMIMIZ Bize gelen bizim bayram. Yükseldi bak ünümüz, Yirmi üç Nisan bizim En şerefli günümüz. Al bayrağı açalım, Gel gidelim törene Bin teşekkür bizlere, Bu günleri verene. Bizim için harcanan Boşa gitmez bu emek Çünkü her Türk çocuğu Yirmi üç Nisan demek İ. Hakkı SUNAT 23 NİSAN Vatan tehlikedeydi; Atatürk karar verdi: «Vatan kurtaracak yine millettir» dedi. Ankara'da bir Meclis toplayıp kurmak için, Günlerce, haftalarca, çalıştı, için için. İşte bugün kuruldu Büyük Millet Meclisi, Ankara'dan yükseldi Türk'ün gürleyen sesi. Çocuklar! bayram yapın, sevinin ve haykırın, Engel denen her şeyi gücünüzle siz kırın! Çocuklar bilin ki siz koca bir cihansınız. Vatanın her yerinden fışkıran volkansınız. Doğan güneş sizindir yıldızla ay sizindir, Artık vatan sizindir, artık saray sizindir. Ey gül yüzlü çocuklar, gülün, koşun, ileri, Hayatta durak yoktur; ya ileri ya geri. Coşkun bir rüzgar gibi ufukları aşınız! Göğsünüz kanasa da akmasın göz yaşınız! Temiz olsun kalbiniz, çelik olsun kolunuz!... Şen olsun bayramınız, aydın olsun yolunuz!... Neşenizle bu yurdu aydınlatın her zaman, Sizindir bu ünlü gün, ünlü 23 Nisan. 23 NİSAN 23 Nisan... Yurdu koruyan, Yarını kuran, Sen ol çocuğum. Eskiyi unut, Yeni yolu tut, Türklüğe umut, Sen ol çocuğum. Bizi kurtaran, Öndere inan, Sözünü tutan, Sen ol çocuğum. Küçüksün bugün, Yarın büyürsün Her işte üstün Sen ol çocuğum. Çalışıp öğren, Her şeyi bilen Yurduna güven Sen ol çocuğum. Hasan Ali YÜCEL EGEMENLİK BAYRAMI Egemen bir milletin, Coştuğu bir gündür bu. Yurduma hürriyetin, Koştuğu bir gündür bu... Başımızda Atatürk, Ülkümüz yüce Türklük, Milletimin en büyük, Sevdiği bir gündür bu... Bugünleri gösteren, 23 Nisan'ı veren, Büyük Atam diyor ki: «Türk, çalış öğün, güven...» Ali PÜSKÜLLÜOĞLU 23 NİSAN Biz dünyaya gelmeden Her yeri düşman almış. Atatürk düşmanları, Yurdumuzdan çıkarmış 23 Nisan günü Meclis kuruldu diye, Büyük bayram verilmiş Çocuklara hediye. Gülelim eğlenelim Kutlayalım bayramı Verelim hep el ele Yükseltelim vatanı. Melahat UĞURKAN HOŞ GELDİN 23 NİSAN Günlerdir yolunu bekledik durduk. Sen geleceksin diye çiçek açtı, Bahçelerdeki bütün ağaçlar. Leylekler yuvalarına döndü Toprak ısındı, uyandı karıncalar. Çoluk çocuk yollara döküldü. Bugün sevinç içindeyiz hepimiz, Bayraklarla süsleniyor balkonlar. Caddelere taklar kuruluyor, Bizim marşı çalıyor bandolar. Nasıl sevinmeyelim geldiğine? Okulda bayram, evde bayram, Sokakta bayram... Hoş geldin, 23 Nisan! Sana gözlerimizden sevinç, Bahçelerimizden bahar getirdik. Bari hemen bitivermese bu yolculuk. Seni kucaklamaya geliyor bugün, Köyler, şehirler dolusu çocuk. Ş. Enis REGÜ TÜRK ÇOCUĞU DİYOR Kİ Seneler kutlu bana, Aylar umutlu bana. Her an haykırıyorum : Türk'üm ne mutlu bana. Cesaretim candadır. Şöhretim dört yandadır, Benim bütün cevherim, Nabzımdaki kandadır. Tarihten eski yaşım, Harpte eğilmez başım, Toplar can yoldaşımdır, Silahlar arkadaşım. İzmir benim, Van benim Şeref benim, şan benim, Kars, Erzurum, Erzincan, Konya Ardahan benim. Yurda nasıl doyarım? Uğruna can koyarım, Ona, bir yan bakanın, Gözlerini oyarım. Türk, dünyada bir tektir, Milletlere örnektir, Türklüğün meşalesi Asla sönmeyecektir. ------------------------------------------------------- 23 Nisan Şiirleri 23 Nisan Bizimdir Çiçek çiçek açar kalplerimiz, Sevinçten coşarız hepimiz. Köy köy, şehir şehir, Yurdun her köşesinde biz, 23 Nisan’ı bekleriz. Sınıflar süslenir küçük ellerle, Şiirler dökülür minik dillerde. Bayrak bayrak kokar sokaklar, Yurdu Atatürkler çelik gibi sarar. Dünya’nın dört bir yanından çocuklar, Beyaz güvercinlerdir her biri, Barışın temellerini atarlar. Yurt kokusu bu dostlar! Uzakları yok eder, bağrını dağlar. 23 Nisan gelirse eğer, Yürekler Anayurt’u mesken eder 23 Nisan Geldi Hey çocuklar sevinin! . 23 Nisan geldi. Koşun, kırlara inin! . 23 Nisan geldi. Bugün kutlu günümüz Bugün mutlu günümüz En umutlu günümüz 23 Nisan geldi. Çıktı Türk’ün gür sesi Neşe sardı herkesi Cumhuriyet müjdesi 23 Nisan geldi. Bugün Meclis kuruldu Milletine sarıldı Kötülükler kırıldı 23 Nisan geldi. Verildi hürriyetin Hakimiyet milletin Yeri göğü inletin 23 Nisan geldi. Coşkunuz hiç dinmesin Bayrağımız inmesin Şehitler incinmesin 23 Nisan geldi. Bir güneş gibi doğan Yurdu sevince boğan Atatürk’ten armağan 23 Nisan geldi. Cemal Gören Çocuk Bayramι 23 Nisan Çocuklar neşe dolar 23 Nisan gelince. Bebeler bayrak sallar 23 Nisan gelince. Büyük küçük şenlenir Ata’nι n armağanι yla Koşun çocuklar koşun 23 Nisan gelince. Boydan boya vatanι Bayraklarla süsleriz Milletce eğleniriz 23 Nisan gelince. Atam sen rahat uyu Biz koruruz bu yurdu Türkleri dünya duydu 23 Nisan gelince. M.Toga / 23 Nisan 1976-ADANA Hoş Geldin Diyelim 23 Nisana Bayram sözü sevinç verir insana, Koşuşur çocuklar gelir yan,yana. El ele tutuşun çıkın meydana, Hoş geldin diyelim 23 nisana... Kardeşlik şarkısı daim söylensin, Dünya çocukları tek yürek olsun, Oyunlar oynansın,çalgılar çalsın, Hoş geldin diyelim 23 nisana... Çocuk bayramını tüm Dünya bilsin, Savaşlardan korkan çocuklar gelsin, Somurtkan çehreler gülsün,eğlensin, Hoş geldin diyelim 23 nisana... Savaşlardan uzak Dünya kurulsun, Dünya etrafında halkalar olsun, Yetimin,öksüzün yüzleri gülsün, Hoş geldin diyelim 23 nisana... Bayrağımız semalara yükselsin, Türk çocuğu atasıyla övünsün, Bayramımız dünyaya örnek olsun, Hoş geldin diyelim 23 nisana... Bozçalı der gül benizler solmasın, Dünya'da ağlayan çocuk kalmasın, Davullar çalınsın,şenlik yapılsın, Hoş geldin diyelim 23 nisana... 15.04.2006 Seyfet Bozçalı 23 Nisanın Özgürlük Çiçekleri Türk Bayragı minik elinde, Vatan sevgisi atar kalbinde. Katılın Bayrama Türk çocukları, Bogulsun düşman coşku selinde. Koşun Bayrama Şehit çocukları, Gelin Bayrama Gazi çocukları, Rengarenk açın Vatan Topragında, 23 Nisan'ın Özgürlük Çiçekleri. Atatürk'ün armaganı 23 Nisan, Fener Alayları dolu insan. Ülkemin gelecegi genç insan, Kutlu olsun Yirmiüç Nisan. İshak Özlü 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Hepimize kutlu olsun! Ben büyümedim güzel çocuklar! Kalbim sizlerle birlikte çarpıyor, yaşadıkça da çarpacak! ! ! 23 Nisanlar hep yaşayacak, yaşatılacak! ! ! Çiçek çiçek açar kalplerimiz, Sevinçten coşarız hepimiz. Köy köy, şehir şehir, Yurdun her köşesinde biz, 23 Nisan’ı bekleriz. Sınıflar süslenir küçük ellerle, Şiirler dökülür minik dillerde. Bayrak bayrak kokar sokaklar, Yurdu Atatürkler çelik gibi sarar. Dünya’nın dört bir yanından çocuklar, Beyaz güvercinlerdir her biri, Barışın temellerini atarlar. Yurt kokusu bu dostlar! Uzakları yok eder, bağrını dağlar. 23 Nisan gelirse eğer, Yürekler Anayurt’u mesken eder. Şükran Günay 23 Nisan.... “ Kızıma..” Egemenlik bizlere armağan oldu bu gün. Ey! Asil Türk çocuğu,ecdadına bak öğün. Atatürk sana rehber,Nisanlar olsun düğün. Haykır hür ufuklara,bugün 23 Nisan. Sana ağlamak değil,bak gülmek yaraşıyor, Sevgin çağlayan gibi,her engeli aşıyor, Ne mutlu damarların asil bir kan taşıyor, Gül ki sen güller açsın,bu gün 23 Nisan. Özgürlük nefes,nefes; hürriyet yudum,yudum; Cumhuriyet ananın kollarında büyüdün, Aydınlık ufuklara başın dim dik yürüdün, Atamın armağanı sana 23 Nisan. Erzurum - 1984 Celal Odabaş 23 Nisan İlk Meclisin açıldığı günde Bayram olur bizde Gelin katılın siz de Kutlu olsun 23 Nisan Atatürk'ten bizlere En güzel armağandır Söyleriz hep birlikte Kutlu olsun 23 Nisan Ozan Özel 23 Nisan Kurulan bu Cumhuriyet dogarken, Bedelini yetim kalarak ödeyen, Kahraman şehitlerimizin mirası çocuklar, 23 Nisan bayramınız kutlu olsun. Vatan topragının her karışını, Kanı ile sulamak için, Cephelerde çarpışan Gazi çocukları, 23 Nisan bayramınız kutlu olsun. Türk Ordusunun galibiyetini isteyerek, Rızkından kesip ordusuna gönderen, Yüce Türk Milletinin Çocukları, 23 Nisan bayramınız kutlu olsun. Dünya devletleri içerisinde yalnız, Sen düşündün Türk çocuklarını. Atatürk'üm hediyen 23 Nisan'la, Mutlulugun en yücesini bulduk. İshak Özlü 23 Nisan 23 Nisan'da açtı Büyük Meclisi. Meclise oldu başkan Atatürk'ün kendisi. Dedi: Kendin yönetir halkın kendi kendisi. Bu millete yakışan en iyi demokrasi. 29 Ekim 2004 Engin Türk 23 Nisan Bugün bizim günümüz En büyük düğünümüz Yaşa sen 23 nisan Yayıldı bak ünümüz. Atatürk bize verdi Kutlayın,koruyun dedi Yurduma değen eli Yiğitce yere serdi. Yüreğimde ki sevinç Yansıdı bak bayrağa kalktık bak gidiyoruz Atatürk le atağa Sevinç, coş bugün senin bayrak salla dünyaya Özgürce yaşamak hakkın Gelen, 23 nisanla.. 23/04/1991 'Sevgili öğrencilerime armağan ediyorum' Nizami Sunguroğlu 23 Nisan Cocuk Bayrami Bu gun 23 nisan cocuk bayrami Turkiyemde gorulmemis bayram var Herkesin elinde baris bayragi Turkiyemde gorulmemis bayram var Dunya cocuklari el ele egleniyor Kulturler bir arada ne guzel gorunuyor Herkes kulturunu gosterip sergiliyor Turkiyemde gorulmemis bayram var Irili ufakli guzel cocuklar Dilleri irklari ayri cocuklar sanki baci sanki kardes cocuklar Turkiyemde gorulmemis bayram var Tumu mutlu hepsi nese saciyor Tipki tomurcuk gibi birer birer aciyor Biri digerine kucak aciyor Turkiyemde gorulmemis bayram var Herkes misafirini guzel agirlar Misafire hizir gozuyle bakarlar Ikramdan kusur etmekten korkarlar Turkiyemde gorulmemis bayram var Cocuklar yurdumuzdan mutlu donecek Herkes yurdumuzu tanitacak ovecek Artik bir birini herkes kardes bilecek Turkiyemde gorulmemis bayram var Hepsi Ataturk, e sukran duyuyor Kendisine Allah, tan rahmet diliyor Cocuk bile nimmeti inkar etmiyor Turkiyemde gorulmemis bayram var Amsterdam /20.04.2003 Güner Kaymak ÇOCUKLARA 23 NiSAN 79 I Açlık Savaşlar ve biz. Ölüyorlar dünyanın dört bir yanında Yaşamayı bilmeden Yaşamaya doymadan Öldürülüyorlar, ölüyorlar çocuklarınız. Çocuk Yılı bu yıl 23 Nisan Bugün Bizim bayramımız. Bir dakika sayın büyüklerimiz İzninizle bu koşullarda kutlmayacağız bu bayramı biz. Dün sizler çocuktunuz Bu günün büyüklerisiniz Bu koşulları sürdüreceksek Bizlarde olacaksak birer siz - Kararlıyız değil mi çocuklar? BÜYÜMEK İSTEMİYORUZ ............................. Sonra düşündük ki biz Büyümek görevimiz Kurtarmak için kendimizi Kurtarmak için sizi Kurmak için geleceğimizi Açlıktan ölümlere son vermek için Sona erdirmek için savaşları Görev biliyoruz artık Bir an evvel büyümeyi... Yepyeni bir dünya kurmak için O yeni dünya için Büyüyeceğiz Büyümek için... Ey her ulusun ATATÜRK'leri Siz onurumuz ve gücümüzsünüz. Sizlerden almaktayız hız. Ne diyorduk büyüklerimize? Açlıktan ölürken kardeşlerimiz Bayramları kutlamak yakışmaz bize... Sizler suçlusunuz büyüklerimiz. Bir zaman tutsak edip sattınız pazarlarda sanayinizin dişlileri arasında ezdiniz On sekizinci yüz yılınızda... Çok zaman terk ettiniz açlığa ...................................- devam ediyor da hala- nedeniymişiniz gibi savaşlarınızın Silahlarınız kan kustu, kusuyorlar üzerimize.. İnsancıllığınızı esirgesenizde biz çocuklarınıza Büyüyoruz Son vermek için sömürülerinize Bunlar ve daha niceleri suçlarınız Bunları bilerek yaptığınız için Beyler büyüdü suçlarınız. II Toplanıp tüm çocuklar hep beraber Yargıladık, tüm değerlerinizle ..................................-uygarlıklarınızla- sizi Kararımız şok oldu hepimize beraaat ettiniz baylar Evet, evet inanın kulaklarınıza Siz kendinizin tutsağısınız. Bu nedenle katılmıyoruz kutlamalarınıza... Yılınızı da geri alın, günlerinizi de Son verin savaşlara Son verin açlıklara Bu bayram yeter hepimize... Yaşamı yaşanılası kılarsak ve gözlerimiz gülerse bir gün sevgiyle Size söz veriyoruz. Yarın büyüdüğümüzde Sona erecek tutsaklığınız. Gayrettepe 23/4/79 Metin Yaltı 23 Nisan Nedeniyle TÜRK OLMANIN BEDELİ Türk evlâdı! İşte geldi bayramın Yüreğinde bir coşku hissetmen gerek. Türk olmanın bedelini ödemen için Mutlaka bir görevi üstlenmen gerek. Nasıl kazanılmış bu özgürlükler? Toprağın altında yatanlar kimler? Şehitlere ağıtlar yakanlar kimler? Tarihini iyice öğrenmen gerek. Kurtuluş Savaşının acılarını Şehit analarının sabırlarını Yetim kalan yavruların gözyaşlarını Yüreğinin ortasında hissetmen gerek. Senin yolun Atatürk’ün yoludur O yol ki hem çetin, hem de zorludur Aydınlığa giden yol engel doludur Çalışıp, didinip, yorulman gerek. Ağır ağır akmak sana yakışmaz O gidişle hiçbir yere varılmaz. Çağlayan su bulanıktır,durulmaz Harlayıp,gürleyip, çağlaman gerek. Toprak olmuş şehitlere borcun var senin Al bayrakla süslü burcun var senin Zaferde, başarıda harcın var senin Dik tut başın’ haydi, doğrulman gerek. Bugünün dününden değilse farklı Kahrolup üzülmekte haklısın haklı Oysa çaren damardaki kanında saklı Suçu önce kendinde araman gerek. Türk olmanın hakkını veremiyorsan Vatan için bir uğraşa giremiyorsan “Ya özgürlük, ya ölüm! ” diyemiyorsan, Yazık! Acizliğinden utanman gerek. Atatürk Ve 23 Nisan ATATÜRK VE 23 NİSAN Toprak parçası değil bu,Vatan; yeryüzünde güzide Can eksen can fışkıracak,yemyeşil yeryüzünde Bu toprak öyle kutsal ki,tüm Türk’lerin gözünde, Bağımsızlık,Egemenlik,Hürriyet var sözlerinde. Bir kahraman çıkacak ortaya,yön vermek için ülkesine, Tabi kalarak elbette,hürriyet ve bağımsızlık ilkesine, Binecek viranede olsa,ana doluya götürecek teknesine, Son verecek ülkesinin içindeki,zor bilmecesine. Toprağı uğruna can verecek,insanlarla buluşacak, Yaşlısı genci,alevisi,sünnisi herkesle konuşacak, Batıdan mı,güneyden mi,egeden mi,bir yerden başlayacak Bu millet,bu toprak,elbette bağımsızlığı yaşayacak. Eserinin temelini yavaş,yavaş sağlam atacak, Çatısı en güzel olsun diye,çok,çok güzel çatacak Ve son sayfası geldiğinde eserinin altına imza atacak, Ortasına bir gönder dikecek,şanlı bayrağımı asacak. Çatısını çattı,imzasını attı,tüm dünyaya onaylattı, Laiklik dedi,Egemenlik dedi,Cumhuriyeti anlattı, En son emeli ise T.B.M.Meclisini kurmaktı, Emeline erdi,kurdu meclisi,halkına yönetimi devretti. Toplandı meclis 23,NİSAN,1920 de,seçildi cumhur, Kararlar alındı o mecliste,ülke için büyük bir gurur, Bayram ilan edildi,Mecliste,karar çoğunluğundur, Bu bayram onların olsun,Çünkü gelecek çocuğumuzundur… Selahattin ÖLMEZ Yüksek fırınlar müdürlüğü Bir 23 Nisan Mektubu Merhaba çocuğum, Bak! 23 Nisan geldi. Yıllar ne çabuk geçiyor değil mi? İşte,bir 23 Nisan daha geldi! Geçen her yıl da değişen bir şeylerin olduğunu Sen de anlayabiliyorsun. Heyecenın,sevginin,özgürlük ve barışın Dahası; us'un daki yaşamın, Güzellik kavramlarının da değişebildiğini.. Değişen bu kavramların,seni daha sıcak,coşkulu Kucaklamaya hazır bir kıvama getirdiğini Anlayabiliyorsun değil mi? Gün gelecek Daha da iyi ve açık anlayabileceksin bunları Ve 23 Nisan 1920'nin öncelikle; özgürlük ve barışa, Evrensel sevgiye,aydınlık günlere yalnızca Bir kapı,bir ışık olduğunu... Bunun yanın da Yetersizliklerin bilincine vararak Bu günün Kısır bir döngü halin de kutlanamayacağını, Yarınların daha aydın ve güvenli,özgür, Yaşadığının bilincinde, Üreten,ürettiğini işleyebilen yaratıcılarının Siz çocuklar olduğunu anladığın anda Uyanacaksın; Şevkle,hırsla,yepyeni bir inançla! .. İşte o gün Minik yüreğin,cıvıl,cıvıl,daha yoğun Hissedecek sevgiyi! Pırıl pırıl günlerin çok yakının da, Mutlulukların kendi özünde şekillendiğini Göreceksin çocuğum! .. İnanıyorum ki, Mustafa Kemal'in sizlere bıraktığı Bu onurlu emaneti; Gelecek nesillere,daha mutlu,umutlu, yarınlara Ancak,bu inanç ve bilinçle taşıyacaksın! ... Aydınlık kanayan yaralarını Ancak, Bu merhemle saracaksın Çocuğum! .. (26.03.1991 Ankara) Bu şiir kısaltılarak güncel bir gazete de yayımlanmıştı o dönemler de. Refika Doğan 23 Nisan Bir tepeden baktı Atam Düşmanı yurdumuzdan atan Cumhuriyet'imizi kuran Yaşasın 23 Nisan Gün doğdu ovamıza Bahar geldi dağımıza Tat geldi yağımıza Yaşasın 23 Nisan Yüreği güç dolana Ne mutlu Türk olana Yurdumuz yaşasın sonsuza Yaşasın 23 Nisan Al bayrağım, vatanım En değerli varlığım Bu gün benim bayramım Yaşasın 23 Nisan Neyyir Arıbaş 23 Nisan Anıldığında her zaman Her yerde Her saygı duruşunda Her İstiklal Marşında Bayramlarda, şiirlerde Gözlerim dolar atam Her çocuğa bakışımda İlk sen sevdin onları İlk sen gördün Tertemiz yüzleri Işıl, ışıl gözleri İlk sen verdin armağan Bu anlamlı bayramı Seninle öğrendik sevmeyi Bağışlamayı, affetmeyi Seninle umutlandık hepimiz Çocuklar, anneler, öğretmenler Seninle dedik hep birlikte Ne Mutlu Türküm Diyene! Ayşe Adlım 23 Nisan Anıldığında her zaman Her yerde Her saygı duruşunda Her İstiklal Marşında Bayramlarda, şiirlerde Gözlerim dolar atam Her çocuğa bakışımda İlk sen sevdin onları İlk sen gördün Tertemiz yüzleri Işıl, ışıl |