Geri Dön   OZMENA FORUM > HOBİLERİNİZ, MERAK ETTİKLERİNİZ, TERCİHLERİNİZ ve SOSYAL KONULAR > Sosyal Konular > Genel Sohbet

Reklamlar

 
 
LinkBack Konu Araçları Görüntüleme Modu
Eski 06-01-2006, 23:06   #1 (permalink)
Member
 
ALAMUT07's Avatar
 
Bağlantı Tarihi: Aug 2005
yaş: 32
Mesajlar: 858
Teşekkür: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Lightbulb AYDIN DOĞAN’IN DOLAR VURGUNU OPERASYONU İDDİASI..


AYDIN DOĞAN’IN DOLAR VURGUNU OPERASYONU



Kuva-yı Medya, Aydın Doğan’ın Şubat 2001 krizi sırasında devalüasyonu önceden haber alıp, sahibi olduğu Dışbank aracılığıyla Merkez Bankası’ndan 258,7 milyon dolar, kişisel TL hesabı bulunan Halk Bankası’ndan da 10 milyon dolarlık döviz çekerek Hazineyi trilyonlarca zarara uğrattığınıbelgeledi.

Aydın Doğan ile benzer işlemi gerçekleştiren Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken, Aydın Doğan’ın trilyonluk döviz vurgunuyla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan 2002/88946 no’lu soruşturma her zamanki gibi ortadan kayboldu.

İŞTE DOLAR VURGUNUN BELGESİ



Aydın Doğan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden biri olan Şubat 2001 krizi sırasında devlete ait Halk Bankası’nın Mecidiyeköy Şubesi’ndeki 176483 nolu hesabından 799.200-TL’den 10.000.000 $ (Onmilyon dolar) aldı.

Aydın Doğan aldığı 10 milyon doları yine aynı şubedeki 185393 nolu döviz hesabına yatırdı.

Aydın Doğan’ın doları 799.200-TL’den aldığı 22 Şubat 2001 günü, dolar serbest piyasada 900.000-TL’den Merkez Bankası’nda ise 962,499-TL’den işlem görüyordu.

Piyasa fiyatları ortadayken, Halk Bankası’nın Aydın Doğan’a ucuza döviz satışı yapmasıyla, Aydın Doğan trilyonluk kar ederken, Hazine de trilyonluk zarara uğradı.

Hemen ertesi gün yani 23 Şubat 2001 tarihinde dolar 1.078.988-TL’ye yükselince Aydın Doğan’ın trilyonluk karı katlanmış oldu.

Aydın Doğan’ın bu vurgunundan elde ettiği gelir, 2001 yılı içinde doların hergün yükselmesiyle katlanarak arttı.

Şubat 2001 krizi sırasında kamu bankalarına hücum ederek ucuz döviz kapatanlarla ilgili olarak yapılan idari soruşturmanın Halk Bankası ile ilgili bölümünde, Halk Bankası Genel Müdürlüğü şubelerine gönderdiği bir yazıda kriz günleri olarak anılan 20 ve 21 Şubat 2001 tarihlerinde büyük meblağlarda döviz alımı yapanların listelerinin hazırlanmasını istedi.

Bu listelerde Halk Bankası’nın Mecidiyeköy Şubesi’ndeki büyük meblağlı hareketler dikkati çekiyordu.

Listeye göre Medya Patronu Aydın Doğan da, krizin başladığı saatlerde elindeki TL’yi dolara çevirmişti. Ancak dikkati çeken nokta Aydın Doğan’an satış yapılan doların fiyatının piyasa değerlerinin altında yani ucuz olmasıydı.

Bu döviz alış listelerini ele geçiren milletvekili Emin Şirin, 9 Ekim 2002 tarihinde dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’na bir mektup yazdı:




“Sayın Sabih Kanadoğlu,
Yargıtay Başsavcısı

Sayın Kanadoğlu,

İlişikte, 2001 Şubat Krizi sırasında Halk Bankası nezdinde yapılan 7 adet döviz işlemi ile ilgili bilgi sunuyorum.
Tarafıma intikal ettirilmiş olan bu bilgiler eğer doğru ise, Halk Bankası’nı zarara uğratacak nitelikte. Özellikle Aydın Doğan’ ait olduğu iddia edilen hesaplarda yapılmış olan döviz işlemi Halk Bankası’nı bir trilyon TL zarara uğratmış olabilir.

İlişikte intikal ettirdiğim bilgilerin doğruluğunun tetkikini ve eğer doğru ise gerekli kanuni işlemlerin yapılması için ilgili savcının görevlendirilmesini arz ederim.

Hürmetlerimle
Emin Şirin
Milletvekili”

Bu mektup üzerine derhal harekete geçen Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, elindeki bilgileri içeren bir üst yazıyla konuyu Ankara Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirdi.

Olayı soruşturmakla görevlendirilen Cumhuriyet Savcısı Fethi Şimşek, Halk Bankası’na bir yazı yazarak “2001 yılı Şubat ayında meydana gelen ekonomik kriz sırasında (21.02.2001-22.02.2001) Aydın Doğan’a döviz satışı yapılıp yapılmadığını” sordu.

Bankaca verilen cevapta “22.02.2001 tarihinde T.C. Merkez Bankası işlemlerinde Amerikan Doları minimum 830.000.-TL maksimum 1.020.000.-TL satıldığı halde Aydın Doğan’a Mecidiyeköy şubesinden 22.02.2001 tarihinde 799.200.-TL’den 10.000.000 $’ı satıldığı” bildirildi.

Cumhuriyet Savcısı Fethi Şimşek, bankadan gelen bu cevap üzerine, “hizmet sebebiyle emniyeti suistimal” suçununun işlendiği yerin İstanbul olması nedeniyle verdiği yetkisizlik kararıyla dosyayı gereğinin yapılması için 31 Mart 2003 tarihinde Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi:

“Bankanın yapılan döviz satış miktarına göre büyük miktarda zarara uğradığı iddiasıyla ilgili olarak yapılan inceleme ve soruşturma sonunda,
22.02.2001 tarihinde adı geçen kişilere yapılan döviz satışı T.Halk Bankası Mecidiyeköy Şubesin’den yapılmış olduğu tüm evrak kapsamından anlaşıldığından
Suç yeri itibariyle BAŞSAVCILIĞIMIZIN YETKİSİZLİĞİNE,
Gereği için hazırlık evrakının ŞİŞLİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA’na gönderilmesine,
CMUK.nun 8 inci maddesi uyarınca karar verildi.
31.03.2003


Fethi Şimşek



Ankara Cumhuriyet Savcısı

Ek: Hz.Evrakı.”

Ve dosyanın İstanbul’a gönderilmesiyle birlikte Aydın Doğan hakkındaki döviz vurgunu dosyası ortadan kayboldu.

“Kurun 100 bin lira düşük uygulanmasından dolayı Aydın Doğan’ın Halk Bankası’na, dolayısıyla devlete zararı 1 trilyon lira oldu. Aydın Doğan’ın bu haksız kazancıyla ilgili soruşturma açıldı. Banka Fon Yönetim Müdürü Füsun Balamir için sadece aylıktan kesme cezası verilerek olay örtbas edildi. Hukukçular Balamir’in bu suçunun “görevi kötüye kullanmak” olduğunu, bu suça eş gelen cezayı alması gerektiğini belirtirken, olay sadece maaştan kesinti yapma cezası ile kapatıldı. Emri kimlerin verdiğinin üzerine gidilmedi, Aydın Doğan’ın elde ettiği haksız kazanç yanına kâr kaldı.” (Evrensel 17 Temmuz 2002)

258,7 MİLYON DOLARLIK SPEKÜLATİF SALDIRI

Kuva-yı Medya, Aydın Doğan’ın Şubat 2001 krizini fırsat bilip şahsi hesabını dolara çevirirken, sahibi olduğu Dışbank’ın da boş durmadığını belgeledi.

Belgelere göre Dışbank kriz günü Merkez Bankası’ndan 258.7 milyon dolar çekerek trilyonluk bir vurguna imzasını attı.

Şubat 2001 krizi sırasında devalüasyon kokusunu alarak Merkez Bankası kasalarına saldıran ve milyarca dolar tutarında döviz çeken bankaları soruşturan bilirkişi Servet Taşdelen tarafından hazırlanan 4 Aralık 2001 tarihli ve TBMM Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’na sunulan raporda, dolar vurgunu ve vurguncuları tek tek listelendi.

Şubat krizi sırasında haksız kazanç sağlamak için devletin kasasını yağmalayanların yapmış oldukları resmi raporlara “spekülatif saldırı” olarak yansıdı:

“Kasım 2000 krizinden yaklaşık 3 ay sonra, 19 Şubat 2001 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında meydana gelen tartışma dövize yönelik spekülatif bir saldırıyı tetiklemiş ve bu defa bir döviz krizi başlamıştır.

Kasım 2000 krizinde dövize saldırı yabancı yatırımcılarla sınırlı kaldığı halde, Şubat 2001 krizinde yerli yatırımcılar (özellikle bankalar) da devalüasyon beklentisiyle dövize saldırmışlardır.

Bu saldırılar dolayısıyla Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinde 19-21 Şubat 2001 tarihlerinde 5,2 milyar dolarlık bir erime meydana gelmiştir. Dövize yönelik spekülatif saldırıların yoğunluğu Kasım 2000 krizinde yara alan enflasyonu düşürme programının sürdürülebilirliğini ortadan kaldırmıştır.

Bu verilerden genel olarak yetkili kuruluşların krizin başladığı 19 Şubat 2001 tarihinde ertesi gün valörüyle gerçekte satın alabilecekleri tutarın beş katı kadar döviz talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.

Ayrıca; bu dönemde Merkez Bankası’nca döviz satış işlemlerinde anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen kuruluşlara parasal yaptırım uygulanmamasının ilgili kuruluşların spekülatif amaçlarla çok yüksek tutarlarda döviz talebinde bulunmalarına ve sonuç itibariyle “kendi kendini besleyen panik” sürecini tetiklemelerine zemin hazırlayarak bir tür ahlaki risk meydana getirdiği sonucuna varılmaktadır.

Yetkili kuruluşlarca Merkez Bankası’ndan 19 Şubat 2001 tarihinde ertesi gün valörüyle yapılan 7,6 milyar dolar tutarındaki döviz alımı dövize yönelik spekülatif bir saldırı niteliğindedir..

Kamu zararına sebebiyet veren somut olaya ilişkin sorumlulukların kesin olarak belirlenebilmesi için, bu olayın koşullarını hazırlayan Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri öncesinde ve anılan krizler sırasında cereyan eden olayların ilgili kişi ve kurumların işlem ve eylemlerini de kapsayacak şekilde, bütün derinliğiyle, çok yönlü olarak ve nedensellik ilişkileri esas alınarak araştırılması ve incelenmesi gerekmektedir. Somut olayın kapsamlı bir şekilde araştırılması ve incelenmesi, bu olay sonucunda ortaya çıkan kamu zararında sorumluluğu bulunanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılmasının yanı sıra, benzer olayların tekrarının önlenmesi için alınabilecek tedbirlere ve geliştirilebilecek politikalara ışık tutması bakımından da özel bir önem taşımaktadır.

Somut olay ile ilgili olarak, emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih KANADOĞLU tarafından “Başbakanlık Makamı”na muhatap 11.04.2001 ve 28.06.2001 tarihli yazılar ile Merkez Bankası’nın Şubat 2001 krizi sırasındaki Başkanı ve Başkan Yardımcıları hakkında 4483 sayılı kanun kapsamında ön inceleme yapılmasının ve soruşturma izni verilmesinin istenmesi üzerine konu daha önce Başbakanlık Müfettişleri tarafından incelenmiş olmakla birlikte, bu incelemeler sonucunda düzenlenen raporlarda somut olayın kısmen irdelendiği ve bütün yönleriyle ortaya konulmadığı görülmektedir.

Bu nedenle; anılan hükümet üyelerinin ve Merkez Bankası yetkililerinin somut olayda ortaya çıkan kamu zararına ilişkin sorumluluklarının bütün açıklığıyla ve maddi delilleriyle birlikte ortaya konulabilmesini teminen, konunun Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun koordinatörlüğünde Başbakanlık Müfettişlerinden, Merkez Bankası Müfettişlerinden ve Bankalar Yeminli Murakıplarından oluşturulacak bir heyet tarafından çok yönlü olarak araştırılmasının, incelenmesinin ve sonucundan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bilgi verilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.”

İŞTE MERKEZ BANKASI’NI YAĞMALAYANLAR

Merkez Bankası’nca 19, 20 ve 21 Şubat 2001 tarihlerinde üç gün içinde toplam 84 kuruluşa net toplam 5 milyar 188 milyon dolar tutarında döviz satışı yapılmıştır.

Belirtilen tarihlerde Merkez Bankası’ndan 25 milyon dolar ve daha fazla döviz satın almış olan yetkili katılımcılar ile satın aldıkları dövizlerin tutarları aşağıdadır (Ek:2/1-2):


YETKİLİ KATILIMCI


ÜÇ GÜNLÜK




NET ALIŞ (USD)

1 NO.LU BANKA
1.063.800.000.-
2 NO.LU BANKA
764.000.000.-
3 NO.LU BANKA
426.000.000.-
4 NO.LU BANKA
411.000.000.-
5 NO.LU BANKA
383.700.000.-
6 NO.LU BANKA
332.600.000.-
7 NO.LU BANKA
269.000.000.-
8 NO.LU BANKA
258.700.000.-
9 NO.LU BANKA
254.900.000.-
10 NO.LU BANKA
227.200.000.-
11 NO.LU BANKA
199.000.000.-
12 NO.LU BANKA
135.000.000.-
13 NO.LU BANKA
121.000.000.-
14 NO.LU BANKA
95.000.000.-
15 NO.LU BANKA
90.900.000.-
16 NO.LU BANKA
67.700.000.-
17 NO.LU BANKA
58.300.000.-
18 NO.LU BANKA
50.000.000.-
19 NO.LU BANKA
42.300.000.-
20 NO.LU BANKA
27.000.000.-
21 NO.LU BANKA
25.000.000.-

Şubat 2001 krizi sırasında Merkez Bankası’na saldırarak kasasındaki 5 milyar doları yağmalayanlar listesinde yeralan 21 bankadan 8. NO.LU BANKA koduyla anılan, Aydın Doğan’ın sahibi olduğu DIŞBANK’tı.

Belgelere göre Merkez Bankası’nda günde 68 milyon dolarlık işlem limitine sahip olan Dışbank, kriz günü kendisine tanınan kotanın 5 katı fazlası istemde bulunarak 375 milyon dolar talep etmiş ve bu talebin 258.7 milyon dolarlık bölümü karşılanabildiği için kendisine 258 milyon 700 bin dolarlık döviz satışı yapılmıştı.

Dışbank, kriz günü saldırdığı Merkez Bankası’ndan almış olduğu 258.7 milyon tutarındaki ucuz dolar ile trilyonluk bir vurguna imzasını atarken, Türkiye Cumhuriyeti de tarihinde görmediği ekonomik kriz uçurumlarınından birinin içine düşmüş oldu.

Sonuçta bu işlemleri gerçekleştirenlerin bir kısmı Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir kısmı da Yüce Divan’da yargılanırken Aydın Doğan her zamanki gibi, bu soruşturmadan da sıyrılmayı bildi ve dolar vurguncusu DIŞBANK’ını, PKK mayınlarını üreten Belçikalı Fortis’e sattı.

KRİZLERİN EFENDİSİ AYDIN DOĞAN HAMİSİ

Aydın Doğan’ın gerek kişisel hesabından gerekse de Dışbank hesabından yaptığı dolar vurgununa neden olan 2001 Şubat krizinin kilit ismi Kuva-yı Medya okurlarına yabancı değildi: Selçuk Demiralp

Kriz sırasında Hazine Müsteşarlığı görevini yürüten Selçuk Demiralp, Dışbank’ın Doğan Grubu’nun eline geçmesine neden olan ortamı yaratan dönemin Merkez Bankası Kambiyo Genel Müdürü Selçuk Demiralp’ti.

Demiralp, Merkez Bankası Kambiyo Genel Müdürü olduğu 1993 yılında, Merkez Bankası’nın uyarı yazısına rağmen, Dışbank'ın Lapis Grubuna satışına, 6 gün içinde fikir değiştirerek onay veren kişiydi.

Tek bir bankanın kredi açmadığı LAPİS grubuna Dışbank'ı satışı ve arkasından batışıyla, Türkiye'yi 1994 krizine sokan Demiralp'in ağır sorumluluğu, büyük gecikmeyle 1998 yılında Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından soruşturulmuştu.

Ancak Demiralp soruşturma sürerken, Aydın Doğan’ın kadim dostu Mesut Yılmaz tarafından adeta ödüllendirilerek Hazine Müsteşarlığına atamıştı.

Demiralp paraşütle indirildiği Hazine Müsteşarlığı görevi sırasında da, Türkiye Cumhuriyeti’ni en büyük ekonomik buhranlarından birinin içine soktu.

Aydın Doğan hakkındaki soruşturma nedeniyle açılan dava halen sürerken kendisine Dışbank’ı bağışlayan ve kriz nimetlerinden yararlandıran Selçuk Demiralp’i Dışbank Yönetim Kurulu Üyeliği’ne atadı.

Şu an adı Fortis olarak değişen bankanın Risk Yönetimi ve Kontrol Sorumluluğu’nu üstlenen Selçuk Demiralp aynı zamanda Aydın Doğan’ın finans operasyonlarından sorumlu sağ kolu olarak görev yapıyor.




AYDIN DOĞAN’IN TELEVİZYONLARI



Kuva-yı Medya, Türk Medyasının tamamını ele geçirmeden doymaya niyetli olmayan Aydın Doğan’ın, geçen hafta 912 bin YTL'ye satın aldığı Uzan Grubu'na ait 4 televizyon kanalı ile birlikte 12 televizyon kanalının sahibi olduğunu ortaya çıkardı.

İşte Kuva-yı Medya’nın ulaştığı resmi kayıtlara göre Aydın Doğan’ın sahibi olduğu televizyon kanalları:



BJK TV
Sahibi: GALAKSİ RADYO TV YAY. YAP.SAN. VE TİC.A.Ş.
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL

CNN TÜRK
Sahibi: EKO TV TELEVİZYON YAYINCILIK A.Ş.
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL

D FUN
Sahibi: FUN TELEVİZYON YAY. YAPIMCILIK SANAYİ VE TİC. A.Ş.
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL

DREAM
Sahibi: SÜPER KANAL TV VİDEO BAS. YAP. YAY. TAN. HAB. A.Ş
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL

DREAMTÜRK
Sahibi: TEMPO TELEVİZYON YAYINCILIK YAPIM. SAN. VE TİC. A.Ş.
Adres: KANAL D TV CENTER BAĞCILAR İSTANBUL

FB TV
Sahibi: BRAVO TELEVİZYON YAYINCILIK YAPIMCILIK SAN. VE TİC. A.Ş
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL

KANAL D
Sahibi: DTV HABER VE GÖRSEL YAYINCILIK A.Ş.
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL

STAR TV
Sahibi: IŞIL TELEVİZYON YAYINCILIK YAPIMCILIK SANAYİ VE TİC. A.Ş.
Adres: KANAL D TV CENTER 34204 BAĞCILAR İSTANBUL
-----------------
DİZİ TV
Sahibi: GÜNCEL İLETİŞİM FİLMCİLİK VE YAYINCILIK TİCARET A.Ş.
Adres: MEHMET AKİF MAH. İNÖNÜ CAD. STAR SOK. NO:2 İKİTELLİ İSTANBUL

METRO TV
Sahibi: MERKEZ SİSTEM FİLMCİLİK VE YAYINCILIK TİCARET A.Ş.
Adres: MEHMET AKİF MAH. İNÖNÜ CAD. STAR SOK. NO:2 İKİTELLİ İSTANBUL

SİNEKLASİK
Sahibi: BOYUT PRODÜKSİYON VE YAYINCILIK TİCARET A.Ş
Adres: MEHMET AKİF MAH. İNÖNÜ CAD. STAR SOK. NO:2 İKİTELLİ İSTANBUL

YEŞİLÇAM TV
Sahibi: PRİME PRODÜKSİYON HİZMETLERİ A.Ş.
Adres: MEHMET AKİF MAHALLESİ İNÖNÜ CAD. STAR SOK. NO:2 İKİTELLİ İSTANBUL


SORUYORUZ


Dünya üzerinde elinde 12 televizyon kanalı bulunduran herhangi bir kişi,
kuruluş, şirket ya da bir devlet var mı ?

kaynak ; kuva-yı medya

ALAMUT07 is offline   Alıntı Yaparak Cevap Ver
Tanıtım Linkleri

 
   
 

Bookmarks